1

Türkiye ve Yunanistan Arasındaki Meis Adası Sorunu – Alperen KOÇ

Türkiye ve Yunanistan Arasındaki Meis Adası Sorunu

Meis Adası Yunanistan’ın ana karasına 580 km, Antalya’nın Kaş ilçesine yani Türkiye’nin ana karasına ise sadece 2 km mesafede bulunan, haritada bile görünmeyen küçük bir adadır. Bu adanın bu kadar tartışılmasının sebebi ise Yunanistan’ın uçuk iddialarıdır. Yunanistan’ın bu temelsiz ve komik iddialarına göre 7,3 km² yüzölçümüne sahip olan Meis Adası Yunanistan’a 40 bin km² genişliğinde, bu alan Marmara denizinin alanının üç katından daha fazla bir alana denk gelmekte, kıta sahanlığı tanıyor. Türkiye Akdeniz’de en uzun sahil şeridine sahip ülkedir fakat Yunanistan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile beraber Türkiye’yi kendi sahillerine, Doğu Akdeniz’de 64.191 km² alana, hapsetmeye çalışmaktadır. Şimdi sizlere bu iddiaların neden temelsiz olduğunu geçmişte yaşanmış benzeri olaylarda uluslararası hukukun verdiği kararlara göre anlatacağım ardından da Yunanistan’ın amacının aslında ne olduğunu inceleyeceğim. 

 

Yunanistan iddiaları doğrultusunda Ege’de bulunan Yunan adalarını ana kara ile eşdeğer varsaymakta yani onlara bir ana karanın özelliklerinin hepsini tanımaktadır (karasuları, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı). Durum böyle olunca Yunanistan, ufacık bir adayı kendisinden yüzlerce kat büyük bir kara parçası ile eşdeğer saymakta ve kendi kıta sahanlıklarını Türkiye’nin sahillerine kadar uzatmayı kendilerine bir hak olarak görmektedir. Fakat uluslararası hukukta adalar ile ana karanın eşit statüde olamayacağı, ana karanın adalara karşı üstünlüğü olduğu vurgulanmıştır. Böylesi bir durumda Meis Adasını ana karaya eşdeğer görülüp kıta sahanlığı verilmesinin temelsiz olduğu ve aslında karasuyu kadar bir alana sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca Uluslararası Adalet Divanı’na taşınan İngiltere-Fransa,  Tunus-Libya, Gine-Gine Bissau, Kanada-Fransa, Eritre-Yemen, Romanya-Ukrayna, Bangladeş-Myanmar ve Nikaragua-Kolombiya davalarının ortak sonucu ise tartışma konusu olan adalara karasuları kadar hak tanınması olmuştur. Gelin bir de Nikaragua ve Kolombiya arasındaki davayı yakından inceleyelim. 2012 yılında gerçekleşen bu davanın sebebi Karayipler’de bulunan bu ülkelerden Nikaragua kıta sahanlığı içerisinde kalan Kolombiya’nın San Andreas, San Catalina, Rencador ve Serrana adalarının Nikaragua’nın kıta sahanlığı hiçe sayarak adalara kıta sahanlığı hakkı tanımak istemesi ve Kolombiya ana karasına uzak olan bu adalara kadar kıta sahanlığını genişletmek istemesi. Uluslararası Adalet Divanı ise “orantılılık” ilkesi uyarınca taraflara verilen deniz alanı ile tarafların kıyı uzunlukları arasında makul oranın bulunması gerektiğini, “kesmeme” ilkesi kapsamında ise anakaranın önünün diğer devletlerin adaları tarafından bloke edilmemesi gerektiğini ortaya koymuştur. İşin özetine gelecek olursak adalara karasuları kadar hak tanınmıştır. 

Gösterdiğim örneklere de gördüğünüz gibi uluslararası hukuka göre Yunanistan’ın haksız olduğu ortadadır fakat Avrupa’nın şımarık çocuğu olan Yunanistan, Avrupa’ya güvenerek taşkınca hareketler yapmakta ve açıklamalarıyla uzlaşı istiyormuş gibi görünse de hareketleriyle Türkiye’yi kışkırtmaktadır. Yunanistan’ın buradaki amaçlarından birisi Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığımızda bulunan doğal gaz rezervlerini elinde tutmak bir diğer amaç ise İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan üzerinden İtalya’ya oradan da tüm Avrupa’ya dağıtılması planlanan EASTMED Boru Hattı projesinin gerçekleşmesini sağlamak. Sözünü ettiğim boru hattı Türkiye’nin Libya ile imzaladığı MEB anlaşmasının sınırları içerisinden geçirilmek istenmektedir ve Türkiye bu duruma izin vermeyeceğini belirtmiş ve izninin aranması için nota vermiştir.

 

 

Yazımda 462 bin km²’lik Mavi Vatan’ımızın bir parçası olan Doğu Akdeniz’deki sorunlardan yalnızca birini; yani Yunanistan’ın kendisinden yüzlerce mil uzaktaki Meis Adasını ana kara ile eşdeğer görüp kıta sahanlığını haksız temeller üzerine büyütmeye çalışmasından bahsettim. Mavi Vatan’ın vatanımızın denizlerdeki parçası olduğunun bilmeli, denizlerin bir ülkenin dünyaya açılan kapısı olduğunun farkında olmalıyız. Mavi Vatan’ımızı siyaset üstü görmeli, üzerinden mizah üretilmesine izin vermemeli ve bizleri sahillerimize hapsetmeye çalışanlara karşı geleceğin birer denizcisi olarak bilinçli olmalıyız.

 

Alperen KOÇ



 

KAYNAKÇA

https://twitter.com/5inan_/status/1302661576487567374?s=20

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-hukumeti-yunanistan-ve-gkry-ile-imzalanan-dogal-gaz-boru-hatti-anlasmasini-onayladi-/1915577

https://www.stratejikortak.com/2019/12/meb-kita-sahanligi-farklar.html

https://www.savunmasanayi.org/anadoluya-2-km-yunanistana-580-km-mesafedeki-meis-adasi/

https://mavivatan.net/mavi-vatan-kavrami-ve-onemi/

https://caracol.com.co/radio/2012/11/18/nacional/1353219900_797261.html

https://tr.euronews.com/2019/12/31/dogu-akdeniz-ne-kadar-dogal-gaz-rezervi-var-en-buyuk-payi-hangi-ulkeler-alacak

https://tr.wikipedia.org/wiki/Eastmed_Boru_Hatt%C4%B1

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/disisleri-bakanligi-turkiyenin-dogu-akdenizdeki-kita-sahanligi-ve-meb-sinirlarini-paylasti/1661261



admin

One Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.